Kocaoğlu, üreticinin aylarca emek verdiği ürünün karşılığını bilmeden bahçeye girmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, fındık alım fiyatının hasattan önce açıklanmasınıistedi.
Üreticinin artan maliyetler karşısında zor günler geçirdiğini ifade eden Kocaoğlu, belirlenecek fiyatın yalnızca piyasa şartlarını değil, üreticinin emeğini ve insanca yaşam koşullarını da dikkate alması gerektiğini söyledi.
"Üretici bahçeye girmeden önce alım fiyatı açıklanmalı, belirsizlik sona erdirilmelidir" diyen Kocaoğlu, hasat öncesinde ilan edilecek adil bir fiyatın üreticiye moral vereceğini, üretime olan güveni artıracağını vurguladı.
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın, "Bu fındık İsrail'de olsaydı eczanelerde tane ile satılırdı." sözünü hatırlatan Kocaoğlu, dünyanın en kaliteli fındığını üreten Türkiye'de üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını savundu.
Mazot, gübre, ilaç, işçilik ve nakliye başta olmak üzere tüm üretim maliyetlerinin katlanarak arttığını dile getiren Kocaoğlu, buna rağmen fındık fiyatlarının aynı oranda yükselmediğini, aksine gerilediğini belirtti.
Yüksek maliyetler nedeniyle bazı üreticilerin bahçesine girmeyi düşünmediğini ifade eden Kocaoğlu, genç nüfusun da üretimden uzaklaşarak köyleri terk ettiğine dikkat çekti.
Geçtiğimiz sezon TMO'nun piyasaya stok fındık sürmesinin fiyatların yükselmesini engellediğini öne süren Kocaoğlu, uygulanan politikaların üreticiyi toprağından uzaklaştırdığını savundu. Bölgede madencilik faaliyetlerine yönelik düzenlemelerin de kaygıları artırdığını belirten Kocaoğlu, üreticinin toprağında kalmasını sağlayacak politikaların bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Açıklamasının sonunda hükümete seslenen Kocaoğlu, "Üreticiye hasat başlamadan önce umut verin. Adil alım fiyatını zamanında açıklayın. Aksi halde kaybeden sadece üretici değil, bölgemiz ve ülkemiz olacaktır." ifadelerini kullandı.